...:::Chatlak Forum:::...


 
AnasayfaGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
En son konular
» "O" burayı okuyacak olsa,ona ne derdiniz??
28/9/2008, 11:54 pm tarafından JeLibon

» üstteki ile asansörde kaldın napardın :p
28/9/2008, 11:54 pm tarafından JeLibon

» Bu ısım senn neyın oLuo
28/9/2008, 11:51 pm tarafından JeLibon

» **BiTTiM **
28/9/2008, 11:09 pm tarafından JeLibon

» Derdime Çare AranıyoooR ! ! =))
28/9/2008, 11:08 pm tarafından JeLibon

» slmmm m..........
28/9/2008, 11:05 pm tarafından JeLibon

» yazmakmı konuşmakmı?
28/9/2008, 8:28 pm tarafından JeLibon

» Yelek Modası
28/9/2008, 8:25 pm tarafından JeLibon

» Kadın HaklaRı
28/9/2008, 8:24 pm tarafından JeLibon

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Istatistikler
Toplam 13 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: Ares

Kullanıcılarımız toplam 513 mesaj attılar bunda 108 konu

Paylaş | 
 

 ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:43 pm








Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:45 pm

bunları biliyormuydunuz???

******
hakkında aşağıdakilerden hangisini biliyorsunuz? (Araştırmacı Yazar
İlknur Güntürkün Kalıpçı`nın `İçimizden Biri ******` adlı yazısından
alıntıdır)

50,00

41

******`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu



37,80

31

Bir
geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48 tane
geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla bizzat
Mustafa Kemal olduğunu



30,49

25

Bir
röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye
sorulur, ******: "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz
müracaat etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz". BM yasasını
değiştirir ve ilk davet edilen ülke biz oluruz



25,61

21

Yıl
1938, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı dönemi.
Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye döner ve
aynen şöyle der: "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa
Kemal'i görmek için neler vermezdim"


24,39

20

Yıl
2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı : "Bugün
milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal ******'
tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir"



21,95

18

Yıl 1938, Ata`nın ölümünde Tahran
gazetesinde yayınlanan bir şiir`den alıntı : "Allah bir ülkeye yardım
etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi
lider getirir"



19,51

16

Norveççe`de `****** gibi olmak` diye bir deyim olduğunu



18,29

15

Kurtuluş
Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimiz var. Ama dünya tarihine
geçen tek bir üsteğmenimiz var; 700 erkek, 43 kadından oluşan bir
müfrezenin reiseliğine bizzat ****** tarafından atanmış Üstteğmen Kara
Fatma




18,29

15

`****** çiçeği`nin
adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi profesörlerinden doktor Kirk
Landın`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu isimle üretilip
satıldığını




17,07

14

Yunan
başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan her Cumhuriyet
bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek, ******`ün resminin
önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu




15,85

13

`Mimber` adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan gazetede ilk defa sansür kelimesi geçtiğini




15,85

13

Yıl
1996, Haiti Cumhurbaşkanı vasiyetinde mezar taşına yazılmasını istediği
metni bırakmıştır. Diyor ki: "Bütün ömrüm boyunca Türkiye'nin lideri
Mustafa Kemal ******'ü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu
öldüm"




14,63

12

Yıl 2005,
Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr. Johns`un önerisi
"Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek ******' ü örnek alsın yeter
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:46 pm



1."ATA" LAFINI SEVMEZDI

"******" hitabini ilk kez donemin Turk Dil Kurumu Baskani bir

konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de cok begenerek soyadi olarak

almisti.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hic hoslanmazdi.



2.EN SEVDIGI YEMEK

Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati boyunca

en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya duskun

degildi ama cani istediginde cok sevdigi gul recelini tercih ederdi.



3.EN BUYUK HAYALI DUNYA TURUNA CIKMAKTI

Omru yetseydi bir dunya turuna cikip Turk dili ve tarihi uzerindeki

calismalarini genisletmek en buyuk hayaliydi.



4.BASUCU KITABI "CALIKUSU" YDU.

Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca

hatta cephede bile basucundan yirmadi. Resat Nuri Guntekin'in unlu Calikusu"

romanini hep yaninda tasir, her gun rastgele bir erinden acar, birkac

sayfa okurdu.



5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU

Atlardan sonra en sevdigi hayvan kopekti. "Fox" adini verdigi kopegi,

Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara duskunlugu o dereceydi

ki bir gun misafirlerinin de gorebilmesi icin yeni dogmus bir tayla

annesinin Cankaya Kosku kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.



6.TAM BIR SALON ADAMI

En sevdigi dans valsti. Muzik zevki cesitlilik gosteriyordu.Klasik Bati

muzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.



7.GOMLEKLERININ TUMU BEYAZDI

Gomleklerinin hepsi beyazdi. Bu gomlekler ilk yillarda Isvicre`de ozel

olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina onculuk edebilmek

icin Beyoglu`nda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.



8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU

Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi cizerdi.Lacivert takim

giymeyi sevmezdi.



9.OLCULERI

Boyu 1.74 idi.Hayatinin son donemlerine kadar 76 olan kilosu hastaliginin

ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar dusmustu. 43 numara siyah rugan

ayakkabi giyerdi.



10.RUMELI SIVESI

Ozenli ve temiz bir Turkce konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli

sivesiyle telaffuz ederdi.



11.HAZIN BIR HIKAYE

Hayatinda bir donem cok onemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden

sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarinin

nerede oldugu bilinmiyor.



12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.

Hayatinin cogunu gecirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani olarak

gecirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, cok sevdigi

halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini dusunuyordu.



13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE

Kiyafet Kanunu cercevesinde tum din adamlarinin dini kiyafetleriyle

sokaga cikmalari yasaklaninca, Monsenyor Roncalli`ye kendi terzisi Kemal

Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.



14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.

Sabah kahvaltilariyla arasi hic hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz

odasindaki divanin uzerine bagdas kurarak oturur, gunun ilk kahvesini

sigarasini icerdi.Bir ozelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.



15.DUZEN TAKINTISI VARDI

Evinde ,cevresinde hatta konuk oldugu evlerde bile egri duran esyalari

duzeltmeden rahat edemezdi.



16.HOSGORULU LIDER

Koylunun birinin gazete kagidina sardigi tutunu icmeye calisirken eli

yanmis,"Alin bunu kendi icsin" diyerek ******`e

kufretmisti.Mahkemeye cikarilacakti. ****** olayi dinledikten sonra "Onu

mahkemeye vereceginize dogru durust sigara icmesini temin edin" dedi.



17.SIGARA PAZARLIGI

Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger gunde kac

paket sigara ictigini sormus, ****** "sekiz" demisti. Doktor bunu gunde

bir pakete indirmesi gerektigini soyleyince gulumseyerek cevap

vermisti:"Ben zaten bir paket iciyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle

yapacagim".



18."BU NASIL HALKCILIK?"

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Konduktorun

milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini

sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ogrenince epey

sinirlenmis, "Ne de guzel halkcilik ama" demisti.



19."LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!"

Ilk mecliste bir oturum sirasinda uyelerden biri laikligin ne manaya

geldigini anlamadigini soyleyince Gazi cok sinirlenmis ve elini

kursuye vurarak bir din bilgini olan uyeye cevap vermisti: "Adam olmak

demektir hocam,adam olmak!"



20.KURBANLARI BAGISLARDI

Gittigi yurt gezilerinde kendisi icin kurban edilen hayvanlara bakamaz

boyle durumlarda sirtini doner yada kesilmelerini engellerdi.



21.YABANCI DILE MERAKI

Askeri lisede ogrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda

gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca

sozcukler de eklerdi.



22.FASULYESINE POKER

Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun

sonunda kazandiklarini iade ederdi.



23.KAN GORMEYE DAYANAMAZDI

Cephelerde dusmanla gogus goguse savasmis biri olarak en ilginc ozelligi

savas meydanlari disinda kan gorunce fenalasmasiydi.



24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.

Fransiz tarihcisi Herriot Ankara`ya geldiginde Gazi`nin kulaklarinin

duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille anlatmisti:

"T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani yapmislar".



25.BIR RICASI BAS ACTIRDI

Bir gun halk arasinda dolasirken carsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz

Hanim benim hatirim icin basindaki ortuyu acar misin?" diye sormustu.

Kadin bas ortusunu acarak , ******`un onunde egildi ve ellerini optu.



26.BILARDO VE YUZME

Sportmen kisiligi vardi. Her gun at biner , yuzmeye gider ve bilardo

oynardi.



27.EN BASARILI DERS.

Egitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere

ilgisi hayati boyunca surdu.

28.YAGCILARA GECIT YOK

Yagcila cok kizardi Bir aksam sofrasida kendisine gereksiz sekilde iltifat

eden Abdulhak Hamit`e mudahale etti.



29.SON YILBASI GECESI

1937`yi 1938`e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik Rustu

Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana

hediye etmisti.


30.KOSKTEKI GUVERCINLIK
Kuslari cok severdi.Cankaya Kosku`nde ozel bir bakicinin ilgilendigi

guvercinligi vardi.

ALINTIDIR...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:48 pm




Özür dilerim Ata m...
Kendimize olan saygımızı yitirdiğimiz için önce. Sonra benliğimizden
vazgeçip başkaları gibi olmaya çalıştığımız için, bizim olmayanları
onlardan fazla sahiplendiğimiz için özür dilerim. En medeni
milletlerden biri olduğumuzu unutup medeniyet denen şeyi yabancı
maskeler takmak zannettiğimiz için, medeniyet dediğimiz şeyin tek diş
kalmış canavar olduğunu unuttuğumuz için bir de. Beyni örümcek bağlamış
zavallılar 2-3 aykırı laf ettiğinde onları aydın zannedip el üstünde
taşıdığımız için de büyük bir özür dilemem gerek.

Vatanın
Bölünmez Bütünlüğü ne hak ve özgürlük safsataları altında dil
uzatanları fark edemediğimiz için de özür dilemem lazım senden. Yine de
bunun için çok kızma bize. Dedelerimiz siperlerde omuz omuza durmuş
olabilir ama devir değişti artık. Bir yandan globalleşiyoruz. Ata m sen
şimdi globalleşmeyi de bilmezsin, dünyayı büyük bir köy haline
getirmeye çalışıyoruz. Bir de köy ağası benzeri ağa koyacağız başına,
tüm insanları nakde çevirecek. Ağaya yakın olanların karnı en çok
doyacak, diğerleri bulduğu ile yetinecek. Öyle olmalı çünkü ağa bu, her
şeyin en doğrusunu bilir. Zaten yanlış yapmayanları yakınına alacak ve
koruyacak, uzakta kalanlar düzeni bozmak isteyen, insanların mutluluğu
için tehlike oluşturanlar. Bu yüzden de hak ediyorlar uzakta kalmayı.

Ne
diyordum... Ha, globalleşiyoruz Ata m, ama globalleşmeden önce çürük
parçaları ayıklamak lazım ki bütüne zarar vermesin. Bu yüzden de BİR ve
BÜTÜN olan biz bile Kürt-Çerkez-Alevi-Sünni vs diye parçalara
bölünmeliyiz önce, malum küçük parçaları ayıklamak daha kolay. Sonra
globalleşiriz. Vatanın Bölünmez Bütünlüğü ne dil uzatanları fark
edemeyişimize çok kızma bu yüzden.

Hayatta en hakiki mürşit
ilimdir düsturundan da uzaklaştık. Kız çocuklarını okutalım diye
çabalarken kafasına bir parça bez bağlayanları okullardan attık. Ben
tanıdım bunların bir kaçını Ata m. İçlerinde gerçekten dayak atılası
zavallı beyinler olduğu gibi bir çoğunun hiç de memleketi parçalamak
gibi bir niyetleri yoktu, en az benim kadar seviyorlardı ülkelerini.
İnsanları kafalarının içine göre değil, dışına göre sınıflandırdığımız
için özür dilerim.

İyi de bir haberim var sana, bir sürü
üniversitemiz var şimdi. Gerçi bu üniversitelere gelenler dört işlem
dışındaki işlemlerde zorlanıyorlar biraz, düşünmeyi değil, ezberlemeyi
öğrendiklerinden. Yeni nesilleri düşünemez yaptığımız için özür
dilerim.

"Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk
milleti dilini de yabancı diller buyruğundan kurtarmalıdır" demiştin
değil mi? O zaman bir özür daha dilemem lazım senden. oha falan
olduğumuz stop olduğumuz trende uyduğumuz için...

Çoğunluk
yanlış yere bakıyoruz Ata m... Düşünmemiz gereken onca şey varken kim
kimi nerde öpmüş, kim kimin yeni sevgilisi, falanca kiminle basılmış,
Saddam don-paça nasıl çamaşır yıkamış haberleri var saygın(!)
kanalların ana haber bültenlerinde. Öyle sinirleniyorum ki bunları
gördükçe... Ama sadece kendimi kurtarabileceğimi anladım Ata m. ******
olsaydım diğerlerini de kurtarabilirdim belki ama benim gücüm sadece
kendime yetiyor. Bunun için de özür dilerim senden.

Özür
dilerim Ata m, yüzümüzü ilme ve ışığa dönmemiz gerekirdi. Oysa biz
batıya döndük. Bir zamanlar önümüzde eğilenlerin önünde eğiliyoruz
şimdi. Emanetine sahip çıkamadık, hepimizin adına hepinizden özür
dilerim Ata m...


ALıntıdır ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:48 pm

ÇANAKKALE NEYİN SAVAŞIYDI?

Süleyman
Çelebi bugün ülkemizin her köşesinde okunan mevlidin yazarı.Yıllar önce
bir mevlit kandili öncesiydi. Gazetemizin Bursa bölgesi için çıkaracağı
mevlit ekine haber çalışması yapıyorduk. Çekirge’nin ana caddesi
üzerinde bulunan Süleyman Çelebi’nin mezarına gittik. Mezar yolun bir
iki metre üstünde kalıyordu. Yola bakan duvarda bir tabela vardı. Bu
tabelanın yakınında arkadaşlarımız yoldan geçenlerle Süleyman Çelebi
üzerine röportaj yaptı ve mezarının nerede olduğunu sordu. Gençlerin
çoğu bilmiyordu ve genelde de Bursa dışındaki yerleri söylüyorlardı.
Her gün önünden geçtikleri yeri fark edememişlerdi.Farkına
varamadığımız değerlerden biri de Çanakkale gerçeğidir. Çanakkale’yle
ilgili bilgiler savaşın şiddeti, ölenlerin çokluğu ve Çanakkale’nin
geçilmez olduğuyla sınırlı. Çanakkale’de şehit olan 250 bin insan ve
belki de bir o kadar gaziden geriye ne kaldı dersiniz? Çanakkale
şehitlerinin geldikleri şehirlere baktığınızda bir Anadolu mozaiğiyle
karşılaşıyorsunuz. Yani her vilayetin, her mahallenin neredeyse bir
Çanakkale şehidi var. Çanakkale bizim yüreğimize düşen bir ateş.
Gidenlerin dönmeyeceklerini bildikleri bir menzil. Gazilerimizin
anlattıklarını bir masal gibi dinleyen torunlarız bizler. Aylarca top
ve tüfek mermisi altında hayatta kalmanın, yürekle aklın direncinin
nasıl bir sinerjiye dönüştüğünü araştırmayan bizler; çocuklarımıza da
Çanakkale’yi anlatamıyoruz. Çanakkale’ye yeni evlendiği kocasını
gönderen gelini; tek oğlunun sırtını sıvazlayıp gözyaşlarını içine
akıtan anayı, bir daha geri gelemeyeceğini bildiği evladının gözünün
içine bakarak ‘’Allah’a emanet ol!’’ diyen babayı anlamadık, anlamaya
çalışmadık. Çanakkale, yeni gelinin,ananın,babanın kalbindeki ateşte
saklı… Çanakkale, siperlerde nöbet bekleyen Mehmetçiğin gönlünde gizli…
Çocuklarımız Çanakkale’yi sadece bir savaş olarak görmemeli. Çanakkale,
bir var oluş mücadelesinin yansıması olarak bilinmeli. Ve Anadolu’nun
her vilayetinde saklı Çanakkale hikayeleri unutulmaya yüz tutmadan su
yüzüne çıkarılmalı. Çanakkale unutulmamalı.Çanakkale ruhumuzun yeniden
ihyası adına önemli bir adım olmalı. Serhat ŞEFTALİ



Albay
Mustafa Kemal Çanakkale’yi anlatıyor:‘ Karşılıklı siperler arasındaki
mesafe 8 metre. Yani ölüm muhakkak. Birinci siperlerin hiç biri
kurtulmamacasına kâmilen düşüyor. İkincidekiler onların üzerine
gidiyor. Fakat ne kadar şayan-ı gıpta bir itidal ve tevekkülle biliyor
musunuz? Öleni görüyor, en ufak bir fütur göstermiyor. Sarsılmak yok.
Okumak bilenler ellerinde Kur’an-ı Kerim cennet’e girmeye
hazırlanıyorlar. Bilmeyenler kelime-i şahadet getirerek yürüyorlar. Bu,
Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren şayan-ı hayret ve tebrik
edilecek bir misaldir. Emin olmalısınız ki, işte bize Çanakkale
muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.’’ (Prof. Azmi Süslü,
****** Araştırma Merkezi Dergisi, c.7, s 306 )

‘’ Oyuncak
sanmayın! Milli ahlak, milli ruhtur; Onun iflası en korkunç ölümdür:
Tümüyle ölmektir.’’ M. Akif ERSOY (Safahat-Hatıralar )

ALINTIDIR
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:50 pm













Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:51 pm

GENÇLİĞİN ATATÜRK E CEVABI...

EY BÜYÜK ATA!

Varlığımızın
en mukaddes temeli olan, Türk istiklalinin ve Türk Cumhuriyetinin ebedi
bekçileriyiz. Bu karar, sarsılmaz irademizin değişmez ifadesidir.

İstikbalde, hiçbir kuvvet yolumuzdan döndüremeyecektir.
Bizler,
bütün hızımızı senden, milli tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez insan
ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun temeller üzerinde attığımız her adım
sağlam, yaptığımız her hamle şuurludur.

En kıymetli emanetin
olan Türk istiklal ve Cumhuriyeti, mevcudiyetimizin esası olarak,
eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde
ilelebet yaşayacak ve nesilden nesile devredilecek.

Bu mukaddes emanete yönelen dâhili ve harici bütün tecavüzler, iman dolu göğsümüze çarparak parçalanacaktır.

İstiklal
ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar en modern silahlarla mücehhez
olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, milli
şuurumuzu ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaklardır.

Çünkü
İstiklal ve Cumhuriyetimize kastedenler, karşılarında beş bin yıllık
şerefli Türk tarihinin yılmaz evlatlarını, cumhuriyeti ve
inkılâplarının feyizli ve imanlı gençlerini bulacaklardır.

EY TÜRK ÜN BÜYÜK ATASI!

İstikbal
ve Cumhuriyeti korumak mecburiyeti hâsıl olursa içinde bulunacağımız
ahval ve şerait ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi
damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp, her güçlüğü
yenmek azmindeyiz.

TÜRK GENÇLİĞİNİN ANDI

Türk gençliği
olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, Cumhuriyetin ve
devrimlerinin (inkılâplarının) yılmaz bekçileriyiz.

Her zaman,
her yerde ve her durumda ****** ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş
uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize namus ve şeref sözü
verip, kendimizi büyük Türk Milletine adarız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:53 pm



Yer: İzmir de bir özel eğitim kurumunun
anaokulu. Ana girişteki, bekleme holünde bulunan duvar panosunda, beş
yaş grubu öğrencilerinin, öğretmenlerinin kendilerine sorduğu bir
soruya verdikleri cevaplar sergileniyormuş.

Soru: "Sen ****** ile konuşabilseydin O na ne söylerdin?"
Cevaplar:
"Zerrin: Gezmeye çıkıp gezelim, sonra tekrar evine gidersin.
Sema: Birlikte mısır yiyebilir miyiz?
Yavuz: Çikolata, şeker yiyelim mi?
Mahmut: Hadi biraz sinemaya gidelim.
Pırıl: Gel seninle gezmeye çıkıp dondurma yiyelim.
Cem: Seni arabayla dolaştırırım.
Yiğit: ******, seninle tahta blok oynayalım, müzik çalınca dans edelim.
Gurbet: ******, hadi gel pazara gidelim, yemeğimizi alalım, yemekten sonra da gezmeye gidelim.
Güven: Hadi gel yemek yiyelim.
Yunus: Gezmeye gidelim, bakkaldan sakız ve çikolata alalım.
Hakan: Hadi gel artık ******, seni yormayayım; düşmanları beraber
öldürelim.
Atacan: ****** ü arabayla gezdirirdim; vahşi hayvanlara bakardık.
Cennet: Hayvanat bahçesine gidelim, hayvanları izleyelim.
Selin: O nunla doğumgünü partisi yaparım, doğumgününü kutlarım."

Bunları
okuyunca, öylesine karmaşık, tarifi imkansız duygu ve düşüncelere
daldımki ki bilemezsiniz. Keşke onlar gibi, o saf, temiz, melek
çocuklar gibi sevebilseydik Mustafa Kemal i.
Önyargısız, koruyucu
ve kıvam arttırıcı, renklendirici katkı maddelerinden arınmış,
kalıpsız, cakasız ve fiyakasız. Alet etmeden, zemin yapmadan, çıkar
gözetmeden, karşılıksız sevebilseydik keşke bizler de.
Çocuk gibi sevip büyük gibi anlamayı keşke başarabilseydik.
Neler mi değişirdi dersiniz? Çok çalışmamız ve çok sevmemiz lazım, çok.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
JeLibon
Co-Admın
Co-Admın
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 93
Ruh haLı :
Kayıt tarihi : 11/08/08

MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   11/8/2008, 3:54 pm



26 Ağustos 1922 de başlayan
ve 30 Ağustos günü zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz da Türk
Süvarilerinin Çevirme Harekatı ve 09 Eylül 1922 de İzmir de son bulan
Takip harekatı, İstiklal Harbimizde çok önemli bir yer tutar.

9.Eylül.1922
de Yüzbaşı Şerafettin komutasında İzmir e giren Süvari birliğimizin
Hükümet konağına Bayrağımızı çekişi yıllardır hafızalardan
silinmemiştir.

Bu başarının anısına 9. Eylül tarihi süvariler
günü olarak, başta emekli süvarilerimiz olmak üzere büyük illerimizde
törenlerle kutlanmaktadır.


Eylül – İzmir’in Kurtuluşu

Dokuz Eylül Anadolu İnsanının Özgür Birey, Özgür İnsan olma tarihinin başlangıcıdır...
19 Mayıs 1919 da Samsun da başlayan Ulusal Kurtuluş Savaş yolculuğu, 9 Eylül 1992 de İzmir de sona erdi.
Bugün
İzmir in Kurtuluş Günü; emperyalizmin Anadolu topraklarından sürüldüğü,
denize döküldüğü gün. Mustafa Kemal in önderliğindeki ulusal özgürlük
ve kurtuluş savaşının kazanıldığı o büyük utkunun adıdır
9 Eylül.
1 Eylül 1922, Mustafa Kemal , tarihi emrini verdi: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz dir ileri!.."
Bağımsızlık
ateşi ile yanan Türk Birlikleri bir an önce İzmir’e girmek için
yıldırım gibi ileri atıldılar. Yunan ordusu silahını, cephanesini ve
malzemesini terk ederek kaçıyor, kaçarken de her yeri yakıp yıkıyordu.
Binlerce ölü veren Yunanlıların toparlanmaları olanaksızdı. Tek
hedefleri İzmir e ulaşarak gemilerle kaçmaktı.




Türk
birlikleri 1 Eylül de Uşak ve Kütahya ya, ertesi günde Eskişehir e
girdiler. Batı Anadolu kentleri birbiri ardına geri alınıyordu. 4 Eylül
de Alaşehir, Buldan, Kula, Söğüt, 5 Eylül de Bilecik, Bozöyük, Simav,
Demirci, Ödemiş, Salihli; 6 Eylül de Akhisar, Balıkesir, 7 Eylül de
Aydın, 8 Eylül de Kemalpaşa ve Manisa ya Türk ordusu giriyordu.
Türk
ordusunun üstün başarısı karşısında Yunanistan 2 Eylül de İngiltere ye
başvurarak, Yunan ordusunun Küçük Asya yı boşaltması için ateşkes
sağlanmasını istedi. Lloyd George ve Lord Curzon ise Türklerin İzmir
yakınlarında durdurulabilmeleri halinde daha iyi bir barış
sağlanabileceği önerisinde bulundular.
Türk ordusu, İzmir
önlerindeydi artık. 3 yıl, 3 ay, 25 gün süren savaş sona eriyordu.
İzmir de ulusal isyanın ilk kurşununu sıkarak işgalci Yunan Efzun Alayı
nın bayraktarını Karataş ta yere indiren gazeteci Hasan Tahsin in
başlattığı mücadele, yine aynı kentte noktalanıyordu.
9 Eylül
1922, saat 11.00; Türk Süvarisi İzmir e girmiş ve Konak ı zapt
etmiştir. Teğmen Ali Rıza ve bir erle hükümet konağının merdivenlerini
yıldırım hızıyla adımlayan Binbaşı şerafettin Bey, ikinci kattaki
balkonda duran Yunan Bayrağı nı indiriyor, yerine Türk Bayrağı nı
çekiyordu. Halk coşku içinde özgürlük türküleri söylüyor, ulusal
kahramanını, Mustafa Kemal ****** ünü bekliyordu artık.




Mustafa Kemal şehre giriyor
******, 10 Eylül 1922 de İzmir e girdi. Yer yer çatışmalar sürmekteydi. 3 bin kişilik Yunan kuvveti esir alınmıştı.
İzmir
kurtarılmış, Ulusal Kurtuluş Savaşı büyük utku yla noktalanmıştı. Türk
ordusu 4-5 ayda parçalanamaz denen Yunan cephesini birkaç günde yerle
bir etti. 15 günde 600 kilometre yol aldı ve 150 bin kişilik düşman
ordusunu yok etti.
****** ün 1 Eylül de Dumlupınar da verdiği
Ordular ilk hedefiniz Akdeniz dir ileri emri 9 Eylül 1922 de İzmir de
noktalanırken yalnızca Türkiye için değil dünyanın bütün ezilen
ulusları için yeni bir çığır açılıyordu.
Hindistan lideri Mahatma
Gandi, Kurtuluş Savaşı nı Mustafa Kemallerin zaferi dünya için bir
hürriyet ve istiklal çağının sancağıdır diyerek selamlarken, Pakistan
lideri Cinnah emperyalistlere şöyle sesleniyordu: Bütün dünyaya
sesleniyorum. Ne biz, ne de her kıtada yaşamakta olan esir ve mazlum
milletleri bundan sonra tutamayacaksınız.
13 Eylül 1922 günü ulusa
bir bildiri ile müjdeyi verir ******: Asil Türk Milleti, ordumuz 9
Eylül 1922 sabahı İzmir imizi ve yine 9 Eylül 1922 akşamı Bursa mızı
zaferle boşalttı. Akdeniz, ordularımızın zafer şarkıları ile
dalgalanıyor... Anadolu nun kurtuluş zaferini kutlarken sana İzmir den,
Bursa dan, Akdeniz ufuklarından ordularının selamını da sunuyorum.

Bu tarih insanların silahlardan uzaklaştığı bir zamanın adıdır."
"Bu
tarih toplumu yönetim gücünün kaynağı olarak "millet iradesi"
gösterilmiş, İstiklal Savaşının ve Türkiye Cumhuriyeti nin itici gücü
olmuş, "tam bağımsız ve demokrat bir Türkiye" yaratma süreci başlatma
tarihidir."
"Bu tarih Osmanlı cemaat düzeninin "tebeası-kulları",
"vatandaş-yurttaş" kimliğini kazanıp "özgür birey-insan" olabilme
tarihidir."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
******ün Hayatı Anıları ****** resimleri yazıları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» ******'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi
» YasEMinİn haYAtI
» ŞAİR ATATÜRK
» rumeli
» Hakan Şükürün Hayatı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
...:::Chatlak Forum:::... :: Mustafa Kemal ****** (1881-1938) :: Mustafa Kemal ****** (1881-1938)-
Buraya geçin:  
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Yetkinblog